Yazarlarımız
Emin KARACA
BİR ÖMRÜN KIYILARINDA...
Nesimi KARİKUTAL
BEN DE İSTEREM....
BÜLENT TEKİN
PAYANDA YA DA TAKLA
TURHAN ÖZYAZANLAR
FUTBOLDA YAŞ SINIRI MAĞDURİYETİ
Ali HASDEMİR
MUHALİF DURUŞ REVİZYONA MUHTAÇ
İKBAL KAYNAR
YAKILANLARA MEKTUP





Haber Rüzgarı Gazete Haberleri oku - Hürriyet gazetesi, Sabah, Posta, Milliyet, kıbrıs gazete

 

BULANCAKTA BİRŞEYLER OLMUŞ....
Onlar Giresun’un denin kıyısı ilçesi Bulancaktaki tekdüze memur yaşamlarına renk ve şevk getirerek hayatın başka başka hallerini sahneye taşıma cesaretini gösteren avangardlar… Öğretmen oyuncuların şapka çıkartılacak tiyatrosu...
03:03:58 2010-06-08
TİYATROPERESTLİK....

“Gençlik başımda duman” olduğu 68-69 yıllarıydı. O grev-miting-yürüyüş senin bu fabrika-okul işgali benim; devrimin kızıllığında koşturup dururken, Hatay’dan bir arkadaş-yoldaşım geldi. Derdi de tiyatro oyuncusu olmakmış… Kaldığımız evde, “Durun size ölen bir adamı oynayayım. Durun size ağlayan-sevinen insan canlandırayım” der, biz de onun zoraki seyircileri olurduk… Bu arada Genco Erkal tiyatrosu  için yetenekli oyuncu seçimi yapacakmış…Arkadaşımız öyle ısrarcı oldu ki biz de Genco Erkal’dan “Arkadaşımızı bir seyredin, çünkü biz kendisini durduramıyoruz” şeklnde ricacı olduk…Genco Erkal kibar, nazik bir mavi kanlı Türk… Ricamızı kırmadı…


İKİ OYUNCU...YILMAZ ERDOĞAN-ENGİN KARAKAYA

Arkadaşımız uçuyor… Yerinde tutana aşk olsun. Dünyalar onun sanki…Sabahı zor eden tiyatro aşıklısı yoldaşımızı götürdük Dostlar Tiyatrosu sahnesine… Kibar ve nazik insan Erkal hoca yoldaşımıza rol kestirmeye başladı…”Onu, oyna-bunu oyna; şöyle konuş” falan derken sınav bitti… Genco Erkal kibar, nazik bir insan…Mümkün olan tüm samimiyetiyle, yoldaşımıza “Bu sevdadan vazgeçmesini" önerdi…Çünkü yoldaşımızın kabiliyeti yokmuş…



Aman… Sanki dünya yıkıldı yoldaşımız için… Sınava kadar arkadaşımızca yere-göğe sığdırılamayan Genco Erkal, yoldaşımıza göre tiyatro ve oyunculuktan anlamıyormuş…



Yoldaşımız yıkılmıştı… Biz de ona, dert etmemesini, hayatın büyük bir tiyatro sahnesi olduğunu anlatıp, kendisini teselli ediyorduk…



Ne söylediysek fayda etmedi…İstanbul ona dar geldi.  Aldı başını Almanya’ya gitti… Bir daha da kendisini göremedim… Acaba, hayatın sahnesinde iyiyi mi kötüyü mü oynadı... Bilemiyorum.



Tiyatro ve oyunculuğun nasıl bir tutku olduğunu o yoldaşımdan öğrenmiştim…Bir de Mehmet Ulusoy'un o dönemin heyecanının izdüşümü olan  Devrim İçin Hareket Tiyatrosu'ndan...



Gazetecilikten önce dostluğumuz olan yoldaşım Nazım Alpman, Bulancaklı öğretmenlerin oyununu seyretmek için Beşiktaş Kültür Merkezi’ne davet ettiğinde evimin balkonundaydım ve telefonu kapattığımda o tiyatroperest yoldaşım hatıralar denizinin sisleri arasından sıyrılıp gözümün önüne geldi…



Giyindim ve oyunlarını seyretmek için Beşiktaş’a gittim… Yılmaz Erdoğan, Eğitim-Sen Başkanı geldi oyundan önce…  Fotoğraflar çekildi; o an videolara kaydedildi…



Ve oyun başladı… Müthiş… Sahnedeki her oyuncu sanki bu iş için dünyaya gelmiş. Oyunculuk da bu değil mi? Bir daha o Hataylı oyuncumeşrep yoldaşımı anımsadım…


Oyun bitti.. O sıcak güne karşın dolan salon görülmeye değerdi. İstanbuldaki Bulancaklılar oradaydı…Babalarını-annelerini tebrik etmek isteyen evlatlar sahneye çıktılar... Seyirciler hayatın içinden gelen tanıdık oyuncuları gururla alkışlarken, oyuncular da perde gerisinde görünmeyenleri unutmayıp onları sahneye davet ettiler.



Onlar Giresun’un deniz kıyısı ilçesi Bulancak'taki  tekdüze memur hayatlarına renk ve şevk getirerek hayatın başka başka hallerini sahneye taşıma cesaretini gösteren avangardlar…



TİYATRO EKİBİ

Yönetmen: Engin KARAKAYA    (Öğretmen)

Reji Asistanı: Bilge YAYLAMIŞ    (Öğretmen)

Kostüm: Melike ÜNVER        (Öğretmen)

Işık: Tarkan ÖZOĞLU        (Öğretmen)

Müzik: Mustafa SARAL        (Öğretmen)

Dekor-Afiş: Özgür KANBUR    (Öğretmen)

Sahne Amiri: Tuncer ZEHİR        (Öğretmen)




Oyuncular:

Ahmet KISA                 (Öğretmen)

Arzu Durmuş ARSLAN         (Çevre Mühendisi)

Barış DEMİREL             (Öğrenci-)

Bülent Ecevit ZAİM             (Öğretmen)

Cem Temel SARAÇOĞLU         (Öğretmen)

Derya USTA                (Öğretmen)

Engin KARAKAYA             (Öğretmen)

Esra ASLAN                 (Öğretmen)

Gülbeyaz KONYA             (Öğrenci)

Halit ERTUNÇ             (Memur-PTT)

Hülya KISA                 (Öğretmen)

İzem ZAİM                 (Öğrenci)

Kader CEPOĞLU             (Öğretmen)

Mertol KONYA             (Emekli Memur)

Nevzat ARSLAN             (Emlakçı)

Olgun KARTAL             (Öğretmen)

Özgür Deniz ÇAKIR            (Öğretmen)

Serra SARAL                 (Öğrenci)

Seray KONYA             (Öğrenci)

Safiye TONYALIOĞLU         (Ev Hanımı)

Zafer DEMİREL             (Öğretmen)


O kıyıların çocuğu olan Kültür ve Turim Bakanı Ertuğrul Günay'a duyurulur...Eğitim emekçilerinden oluşan bu büyük tiyatro topluluğu desteklenmeli... Ödüllendirilmeli... "Sen, beb bizim oğlan" ödülü vermek istemeyen kuruluşlar, ödüllerini bu sanatçılara ve tiyatroya  vermeli... Neden İstanbul Kültür Sanat Festivaline çağrılmazlar?



Bulancak’taki eğitim emekçilerinin ortaya çıkardıkları tiyatronun serüvenini Nazım Alpman İZ TV için belgesele dönüştürmüş… Şimdi, onları Yılmaz Erdoğan sahnesine çıkartan Alpman’ı dinleyelim…(M.YÜKSEL ÖZBEK)



BU OYUNU İSTANBULDA OYNAMALISINIZ...




“(…) Oyunu o kadar profesyonelce sahneliyorlar ki, bu yıl kendilerini izlemek için büyük şehirlerden gelen dostları onlara “uçuk bir öneride” bulundu:



-Bu oyunu İstanbul’da BKM’de oynamalısınız!



Bulancaklı öğretmenler bu öneriyi dün akşam gerçekleştirdi.


Yılmaz Erdoğan’ın oyununu Beşiktaş’ta BKM oyuncularının da katıldığı bir galayla sahnelediler.



Öğretmenlik ile sanat kültür arasındaki kopmaz bağları yeniden ortaya koydular. Yıllardan beri Ankara’da Kızılay Meydanı’nda polisin düzenli olarak copladığı devlet memurları olmadıklarını gösterdiler.



Tiyatro sanatçısı öğretmenler Rıfat Ilgaz, Fakir Baykurt, Muzaffer İzgü, Talip Apaydın gibi öğretmenlikten gelip edebiyat dünyamızın feneri olanların yolundan yürüdüklerini ortaya koydular.” (NAZIM ALPMAN)


EĞİTİM-SEN BAŞKANI ZÜBEYDE KILIÇ ÖZTÜRK  İLE ....



BULANCAK IN ÖNCÜ SANATÇILARI


Onlar farklı olmanın cesur öncüleri… O öncülerden ve oyunculuğuna şapka çıkartılacak Engin Karakaya’dan Bulancak Eğitim-Sen Tiyatrosu’nun bilinmesi gereken serüvenini dinleyelim…




EĞİTİM-SEN BULANCAK TEMSİLCİLİĞİ TİYATRO TOPLULUĞU



“12. YILDA 9. OYUN”




Temsilciliğimizin geçmişten günümüze tiyatro serüveni; sendikamızın kurulması, kendini kabul ettirmesi ve gelişmesi süreçlerine denk düşer…


Bir emek ve demokrasi örgütü olan sendikamızın çalışma alanları içinde ekonomik, akademik, sosyal ve kültürel olarak hem çalışanları hem de toplum kesimlerini örgütleme görevi de yapar. Yani üyelerine ya da üyesi olmayan çalışanlara, toplumun diğer unsurlarına emek ve demokrasi temelinde sendikal bir perspektif sunarken, yaşananlara seyirci kalmamak ve yaşadığı hayatı değiştirmek/dönüştürmek gibi bir işlevi de yerine getirir Eğitim-Sen…


Bizler bu anlamda TÖB-DER den gelen inançla, tiyatronun örgütlenmemize büyük katkı sunacağı düşüncesiyle tiyatro yapmaya karar verdik.


Bu işin kolay olmayacağı kesindi. 1998 yılında bu serüvene başlarken Bulancak’ ta oyun yönetecek bir eğitim emekçisi yoktu. Çalışacak yer, oyunu sergileyecek sahne, oyunu çıkaracak oyuncu kadrosu ve teknik ekip bulmakta zorlanılan bir dönemde yazar Talip APAYDIN’ ın “Bir Yol” adlı oyunu ile başladık. Oyunun yöneticisi, oyuncuları ve teknik ekip tam bir atölye çalışması yürüterek 1998 Kasım ayında başladığı çalışmalarını 1999 Mayıs ayında tamamlayabilmişti. Çünkü çalışacak mekân bulmak zordu. Sendika odamız küçücük bir yerdi. Bulancak Öğretmenevi’nin teras katındaki yemek salonunda çalışırken dekor ve kostümlerimizi yemek vb. etkinlik saatlerinde topluyor, okul çıkışlarında 6–7 saate varan sürelerde çalışma yapmak için tekrar ortalığa döküyorduk. Nerede boş salon var oraya koşuyorduk. İlk defa denenen bu çalışmada çalışma disiplinine ayak uyduramamaktan tutun ekonomik yetersizliğe kadar onlarca sıkıntı ekibin karşısında duruyordu ama ne önemi vardı. Amaç sadece bir güzelliği paylaşabilmekti.


Oyunumuz ses akustiği olmayan, ağaç sandalyelerle dolu Belediyenin 4. Katında evlerden gelen ilave sandalyelerle 320 kişiye sergilendi ilk kez. Müthiş bir geceydi. Aylar süren çalışmaların yorgunluğu samimi alkışlarla yok olup gitmişti. Bulancak’ ta bir ilk gerçekleşmişti.


Oyunumuz 9 kez ilçe merkezinde 1 kez de ilçeye 36 km. uzaklıkta bulunan Kovanlık beldesinde son anda izin alınarak, zorlu bir yolculuk sonunda ve müthiş bir enerji ile sergilendi. Günümüzde de yaşanan sıkıntılar o dönemde daha yoğun yaşanıyordu. İzleyicilerimizde tiyatro izleme bilinci tam yerleşmiş değildi. İzlemeye gelirken zamana uyma ya da çocuk getirmeme gibi kurallara pek dikkat eden yoktu. Bütün bu zorluklar zamanla aşıldı ya da bir kısmı aşıldı, bir kısmı yıllarla birlikte yanımızda durdu. Kimi zaman engel kimi zaman destek oldu bu güçlükler. Ekibin tiyatroya ilgisi çok yüksekti, ilk oyun ilk çocuğumuz gibiydi. Ancak işin ehlinden bilgilenmeye yani bir kursa ihtiyaç vardı ki çıtayı yükseltelim. Böyle bir zamanda 1999–2000 tiyatro sezonunda ortaya çıktı Cevat Fehmi BAŞKUT’ un “Hacıyatmaz” adlı oyunu. 2000–2001 sezonu dâhil 19 kez oynandı müthiş bir ilgi ve beğeniyle…


Ekibin tecrübesi arttıkça gelişiyor, yüzler değişiyor ve gittikçe beklenti haline dönüşüyordu oyunlarımız… Eğitim-Sen’ in tiyatrosu deniliyordu. Ordu Belediyesi Şehir Tiyatrosu yönetmenlerinden K. Coşkun ÇETİNALP tarafından verilen kurs işi teknik yönden de geliştirmişti. Bu kurs Bulancak Halk Eğitimi merkezinde halen müdür olarak çalışan Rehber KESİK arkadaşımızın katkısı ile gerçekleşmiştir. 



Durmak mümkün değildi. Oğuz ATAY’ ın dediği gibi ancak başlamazsak durdurulabilirdik.


Bu motivasyonla 2001-2002 sezonunda Erkan DOĞAN’ın yazdığı “Canavar Sofrası” , 2002–2003 sezonunda Aziz NESİN’ in “Kahraman bakkal Süpermarkete Karşı”, 2003-2004 sezonunda Haldun TANER’ in “Günün Adamı”, 2004-2005 sezonunda Cahit ATAY’ın yazdığı “Karaların Memedleri” adlı oyunları oynamıştık. Oyunlar hazırlanırken sorunlarda büyüyor, ışık bulmakta zorlanılıyor, sorunlar teknik ekibin süreç içerisinde gelişen tecrübeleri ile çözülüyordu. Salon tam tiyatro yapılabilir bir hale gelmişti derken kapatılıp sinemaya dönüştürüldü, nihayetinde de işlevsiz bir hale geldi. Bu vb. sıkıntılar oyunlarımıza 2 sezon ara vermemize neden oldu, ancak ekibimizin yıllardır düşündüğü Aziz NESİN’ in “Düdükçülerle fırçacıların savaşı” adlı, oyun 2007–2008 sezonuna bomba gibi düştü; yine müthiş bir enerji ve ilgi ile oyunumuz defalarca sergilendi. 2008–2009 sezonunda Yılmaz ERDOĞAN’ ın “Kadınlık Bizde Kalsın” ve 2009–2010 sezonunda yine Yılmaz ERDOĞAN’ ın “Bana Bir Şeyhler Oluyor” adlı oyunları Bulancak’ ta, Giresun’ da ve Piraziz ilçesinde izleyicilerle buluştu ve buluşmaya devam ediyor.


Oyunlarımız ya da çocuklarımız büyük ilgi gördü günümüze kadar ve görmeye devam ediyor. Bu yıl oynanan oyunumuzun prömiyerini; Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde KILIÇ, Birgün gazetesi yazarı Nazım ALPMAN, gazeteci Hakan GÜLSEVEN, tiyatro sanatçıları Serhat ÖZCAN ve İlknur SOYDAŞ onurlandırdılar.



Oyunumuz Giresun’ da, Piraziz ilçelerinde de izleyicileriyle buluştu. 8 Mayısta Tokat’ ta ve 28 Mayısta İstanbul Beşiktaş Kültür Merkezinde sergilendi.


“12. YILDA 9. OYUN”



Oyunlarımızı seçerken (komedi, dram vb) niteliği de önemli idi bizim için. Eğitim-Sen güneşi nasıl aydınlatıyorsa oyunlarımızda ışık tutmalıydı topluma. Kesinlikle de çelişmemeli idi emek ve demokrasi örgütü olan Eğitim-Sen’ in ilkeleri ile.



Çünkü W. Shakspeare’ in dediği gibi  ‘’Tiyatro, doğduğu gün de, bugün de dünyaya bir ayna tutma; iyilerin iyiliklerini, kötülerin kötülüklerini göstermek, çağımızın ne olup ne olmadığını ortaya koymaktır.’’



Onlarca emek, onlarca emekçi… İsimleri Eğitim-Sen ile özdeşleşen onlarca dost… Yönetmen, oyuncu, teknik ekip ve olmazsa olmaz izleyicilere; emeği geçen tüm dostlara Eğitim-Sen Bulancak temsilciliği olarak sonsuz teşekkürler…




BANA BİR ŞEYHLER OLUYOR

Oyun seçimi sırasındaki ilk düşüncem; günlük yaşamımızın içinde sıkça karşılaştığımız trajikomik bir hikaye olmasıydı. 2-3 ay oyun araştırdıktan sonra, Yılmaz ERDOĞAN’ın “Bana Bir Şeyhler Oluyor” adlı oyunu çalışmaya karar verdim.


Oyuncu kadromuz, il dışı atamalar ve sağlık gibi sebeplerle daralmıştı. Yeni arkadaşlar katmam gerekiyordu oyuna. Fakat bu hiçte kolay değildi. Böylesine bir oyunun altından kalkabilmek yeni bir kadroyla zor olacaktı. Çok çalışmamız gerektiğini biliyorduk. İşlerimizden, eşlerimizden, çocuklarımızdan zaman çalarak çalıştık 5,5 ay. Tahminleriminde üzerinde ilerleme kaydetmiştik. Yeniler yeni gibi değillerdi artık. Onlar inanmaya başlamışlardı oyunun üstesinden gelebileceklerine. O andan sonra her şey daha kolay oldu. Ve bu günlere ulaştık. Hepsiyle gurur duyuyorum, teşekkür ediyorum. (ENGİN KARAKAYA)















                






Share |
Kaynak: FOTOĞRAFLAR-SEDA AKDEMİR-haberrüzgarı Bu haber  4010  kere okundu
YORUMLAR (0)
Son Dakika Haberleri
SAY: KORKMA SANATTAN, SANATÇIDAN
MUSULDAKİ CEHENNEMİ HAYAT
ŞAMDAN KOBANİYE YARDIM..
IŞİD BOMBASINDA ERGENEKON İZİ...
GEÇMİŞE DOĞRU İLERLEYEN TÜRKİYE...
SUAT EROĞLUNA ELEŞTİRİ DAYAĞI...
SOMA İŞÇİLERİ MAAŞSIZ KALDI...
TÜRKİYE SIĞINMACI İSTEMİYOR...
17 ARALIKIN PEŞİ BIRAKILMIYOR...
KONUTTAKİ ELEKTRİK SANAYİDEN PAHALI
Kültür Sanat Katogorisine Ait Haberler
SAY: KORKMA SANATTAN, SANATÇIDAN
SUAT EROĞLUNA ELEŞTİRİ DAYAĞI...
NE KÖYLÜ NE DE ŞEHİRLİYİZ...
FAZIL SAY SANSÜRÜNE YANIT İSTENDİ
ERDOĞAN, MUSA KARTIN PEŞİNDE...
GEZİ, KOBANİ VE ŞENGAL PORTAKALDAYDI...
GOETHEYE SANSÜR İSTİFA ETTİRDİ...
KÜRTLERİ ÖLDÜRDÜKÇE SORUN YOK..
ALTIN PORTAKALDA SANSÜR EYLEMİ...
APOYEVMATİNİ KAPISINA KİLİDİ VURDU
GEÇMİŞE DOĞRU İLERLEYEN TÜRKİYE...
"Devir Türkçülüğün, militan Osmanlıcılığın, Sünni ümmetçiliğin devri! İstanbul’dan İzmir’e, oradan Ankara’ya bütün şehirliler artık -eli sopalı,satırl
TÜRKİYE SIĞINMACI İSTEMİYOR...
Tehlikeli göçmen karşıtlığı: Yüzde 62’ye göre Suriyeli sığınmacılar huzur bozuyor...
VİDEO HABERLER
 Yerel Haberler
 ENDİŞELİ KENT DİYARBAKIRDA DURUM  TAZİYE ÇADIRI NEDEN KURULMADI...
 SURİYELİ GERGİNLİĞİ İSKENDERUNDA
 MAHSUN KORKMAZ ÇATIŞMASI: 1 ÖLÜ
 SURİYELİLERE ÖFKENİN NEDENİ...
 GAZİANTEPTE SURİYELİ AVI...
 URFADA SURİYELİLER TAŞLANDI
 KAYSERİDE SURİYELİLERE SALDIRI
 MARAŞTA SURİYELİ GERGİNLİĞİ: 4 YARALI
 ANKARADA METROYU SU BASTI
 SAMSUNDA KUMSAL YOK EDİLİYOR

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar
Untitled Document
  Hava Durumu
Döviz Kurları
  Alış Satış
Dolar
Euro
Untitled Document
  Namaz Vakitleri
Untitled Document
| iletisim |   Bankalar | Künye | Yayın İlkeleri | Önemli Linkler | haber | haberler | sitemap | Gerekli siteler: Google|