Yazarlarımız
Emin KARACA
BU ROMAN KEMAL TAHİR’İN Mİ, SUAT DERVİŞ’İN Mİ?
Nesimi KARİKUTAL
ACILARIN İNSANLARIYIZ...
BÜLENT TEKİN
PAYANDA YA DA TAKLA
TURHAN ÖZYAZANLAR
FUTBOLDA YAŞ SINIRI MAĞDURİYETİ
Ali HASDEMİR
MUHALİF DURUŞ REVİZYONA MUHTAÇ
İKBAL KAYNAR
MEDENİ YILDIRIM İÇİN





Haber Rüzgarı Gazete Haberleri oku - Hürriyet gazetesi, Sabah, Posta, Milliyet, kıbrıs gazete

 

YILMAZ GÜNEYİN KONYA GÜNLERİ
Araştırmacı Zeki Oğuz’un, Konya’da yaşayan Kürt kabadayı Miço (Mustafa Saldı)’nın hayatını anlattığı, “Sedef Saplı Bıçak” adlı kitabı Güney’in Konya sürgününe ilişkin bugüne kadar bilinmeyen bir çok gerçeğe de ışık tutar.
20:04:06 2011-05-08

Üzerine birçok yazı yazılsa da Yılmaz Güney’in 1962 yılında altı ay sürgünlük yaşadığı Konya günleri bilinmezliğini hala korur. Güney’in, bu sürgün sırasında bir kadına aşık olup O’nu İstanbul a getirdiği, Güney’in Konya sürgününe ilişkin en somut bilgidir. Yılmaz Güney de Konya sürgünlüğünü, İsviçreli gazeteci İrina Brezna’ya, “…Sadece hapishanede yatmış olmam nedeniyle kabadayılar bana yardım etti. Yer buldular, altı ay onlarla kaldım. Onlar bana baktılar” diye anlatır.


Ancak uzun yıllardır Konya’da yayınlanan Çalı Dergisi’nin sahibi araştırmacı Zeki Oğuz’un, Konya’da yaşayan Kürt kabadayı Miço (Mustafa Saldı)’nın hayatını anlattığı, “Sedef Saplı Bıçak” adlı kitabı Güney’in Konya sürgününe ilişkin bugüne kadar bilinmeyen bir çok gerçeğe de ışık tutar nitelikte.


Yılmaz Güney’in yazdığı bir öykü nedeniyle aldığı cezanın ardından ilk hapishane deneyimi olan Nevşehir Cezaevi’nden arkadaşları, hapis sonrası Konya’ya sürgüne gidecek genç Yılmaz’ı bu şehirde Miço’ya yollarlar.


Her sürgünün mahkum bırakıldığı sahipsizlikle Konya’ya gelen Güney, buradaki “koruyucusu” Miço ile yıllara uzanacak bir dostluğa da adım atar. Sürgünün Güney’i yalnızlaştırmasına izin vermez Miço ve çevresi.




1917 yılında ailesi Van’dan Konya’ya gelen Miço yaşamını kahvecilikle kazanmaktadır, haksızlığa hiç tahammülü yoktur ve her kabadayı gibi gariban, düşkün babasıdır. 1962 yılında bir gün kapısını çalan genç adam da o gün itibariyle yakın çevresi dışında tanınmayan sürgün edilmiş yağız bir Kürt delikanlısıdır.


Miço o günü şöyle anlatıyor, “Bir olay üzerine Gazinocu Tahir’i vurmuştum. Saklanıyordum. Güney de beni arıyormuş. Gelmesini istedim. Tahta kapı açıldı. İçeriye hoş gülüşlü uzun boylu biri girdi. ‘Gardaş seni görmeye geldim.’ dedi doğulu olduğunu söyledi. ” Bu karşılaşma uzun yıllara yayılacak bir dostluğun ilk merhabalaşmasıdır ikili için.





Miço, 2004 yılında vefat ediyor. Ancak Yılmaz Güney’le olan dostluğunun görsel belgeseli niteliğindeki fotoğrafları bugün oğlu İbrahim Saldı’nın albümünde. Miço’nun, Güney’e ilişkin kişisel dostluk ve tanıklıklarını içeren anıları ise Zeki Oğuz’un anlatımlarda saklı.





Miço’nun anlattığına göre, Güney’in Konya’da aşık olduğu Yasemin, genelevde çalışmaktadır, ancak Güney O’nu bu hayattan çıkararak İstanbul’a götürür ve orada yaşamını değiştirdiği gibi adını da gerçek adı olan C. Ü.l yapar. Güney’in C. Ü.’dan bir de kızı olduğu biliniyor. Miço şöyle anlatıyor, “Genelevde Yasemin diye bir kız Yılmaz’ı sevmiş. Birlikte kalalım diye. Yılmaz bize danıştıktan sonra olur demiş. Yılmaz, onu sevdi. Asla para pul almadı.”


Miço, Konya sürgününde kendi çevresi ile sahiplendiği Güney’in bu şehirde kaldığı süre boyunca çok az insanla ilişki kurduğunu, bunların da çoğunlukla Kürtler olduğunu anlatıyor. Yılmaz Güney’in, kaldığı otelle kendi kahvesi arasında bir hayat tercih ettiğini anlatan Miço, genç Yılmaz’ın sürekli bazı senaryolar üzerinde çalıştığını söylüyor.


Bugün artık bulunmayan, Yeni Konya Gazetesi’nin arka tarafındaki Sipahi Palas Oteli’nde kalan Güney, para sıkıntısı çekmektedir. Adana’dan gelen ve kolonyacı olduğunu söylediği bir arkadaşının dışında geleni gideni de yoktur. “Bizim yanımızdan hiç ayrılmazdı. Sanatçı çevresinden hiç geleni yoktu. Onun kumar tutkusu vardı. Pokeri çok severdi. Ama parası yoktu. Bazı zamanlar kahvenin kasasından para koyar, oynamasını sağlardım” diye anlatıyor Miço, o günleri.


NEBAHAT ÇEHRE GÜNEY’İ İHBAR ETTİ

Sürgün sonrası İstanbul’a dönen Yılmaz Güney, Miço’ya, İstanbul’da yaşaması için çok ısrar etse de Miço Konya’dan ayrılamaz. Bunun üzerine Güney, Miço’ya Konya’da bir sinema salonu açması önerisinde bulunur. Sinema kurulduktan sonra tüm film tedarikini yapma sözünü verir Güney.


Açılacak salon için gerekli film makinesini almak üzere Güney’in yanına İstanbul’a gitmeye karar verir Miço. Ancak Güney’e ulaşamaz. Yılmaz, yeni eşi Nebahat Çehre’ye arabayla çarpmıştır. Nebahat Çehre, Yılmaz’ın asker kaçağı olduğunu polise ihbar etmiş, böylece Yılmaz Güney Sivas’a askere gönderilmiştir. Miço, çaresiz Konya’ya geri döner. Zar zor bir sinema makinesi bulan Miço, sinemanın ismini de Güney Sineması koyar. İşinde amatör olduğu için de beli bir süre sonra Güney Sineması kapanır.


İKİSİ DE CESURDU...

Yılmaz Güney, otel odasında durmadan senaryo yazar. Miço ile gazinocu Tahir arasındaki husumetten çok etkilenen Güney, bu yaşanmış hikayeyi senaryolaştırır. Bu senaryoyu daha sonra, Güney’in baş rolünü oynayacağı, “İkisi de Cesurdu” filmine dönüşür. Filmde Güney’in canlandırdığı Ali Duran karakteri aslında Miço’dur. Ancak, “Miço” ismi Yunanları çağrıştırdığı içi isim değiştirilir. Güney bu konudaki sıkıntısını bizzat Miço’ya da iletir.


DOLAV HİÇ ÇEKİLEMEDİ...

Miço, Güney’e ilişkin hiç bilinmeyen bir olaya daha tanıklık eder. Miço’nun ailesinin 1917 yılında Van Özalp’ten gelip Konya’da yerleştikleri Dolav mahallesi, Miço ile Güney’in dostluğuna da ev sahipliği etmişti. Bu mahallede ki yaşamdan çok etkilenen Güney, “Dolav” adlı bir senaryoya da başlamıştır.




Arkadaş’ın çekimleri için Konya’ya uğradığında bu haberi Miço’ya verir. Gerisini Miço’nun anlatımlarından dinleyelim: “Arkadaş filmini çektikten sonra, Endişe filmini çekmesi için Yılmaz’a ısrar etmişler. ‘Endişe’ filmini çekmeye giderken Yılmaz bana haber gönderdi ; ‘Endişe filmi biter bitmez Konya’ya gelip ‘Dolav’ filmini çekeceğim’diye.”


Miço, dostu Yılmaz’ın Konya’ya gelişinde dillere destan bir karşılama tertip eder. Dönemin Konya gazetelerinden Yeni Konya Gazetesi 5 ağustos 1974 tarihli nüshasında Yılmaz Güney’in Konya’ya gelişini şöyle verilir: “Aksaray’daki film çalışmalarını bitiren artist ve yönetmen Yılmaz Güney önceki akşam saat 21.00 da arkadaşı Mustafa Saldı (Miço)’nın daveti üzerine şehrimize gelmiştir. Y.Güney; ‘Konya’yı çok güzel gördüm.’ dedi. Eşi ile birlikte, Konya-Aksaray yolunun 20. kilometresinde kalabalık bir konvoy tarafından karşılanan Yılmaz Güney için kurbanlar kesilmiştir. Hayranları ile Yurtsever Kıraathanesi’nde bol bol sohbet eden Güney onuruna bir de yemek verilmiştir. Daha sonra Stadyum Teniskort aile çay bahçesine gelen Y. Güney, burada kendisini karşılayan yüzlerce hayranına imza dağıtmıştır. Film çalışmaları hakkında sorulan soruya Güney şöyle cevap vermiştir ; ‘…Hürriyet gazetesinde çıkan Salpa isimli romanımı film yapmayacağım. Konya’da “Dolav” isimli bir film çevirmek için hazırlıklarım vardır.”


Güney, “Dolav”ı çekemedi. 1974 yılında “Endişe” filminin çekimleri için gittiği Adana’da tartıştığı Yumurtalık Savcısı’nı öldürdüğü gerekçesiyle tutuklandı. Mustafa Saldı bu olayı şöyle anlatıyor: ‘‘Endişe filminin çekimleri sürerken içimde korku, tuhaf bir his vardı. Yılmaz ‘Dolav’ı çekemeyecek, diye. 20 gün sonra Yılmaz’ı Ankara cezaevine sevk ettiler. Gidip gördüm. Olayı anlattı. Yılmaz’ın yanında bir sürü adam varmış. Teyzemin oğlu İsmet de aralarındaydı. Bunların hiç yardımı olmadı mı? diye sordum. Aralarında aklı başında biri olsaydı olay büyümezdi. ‘Keşke orada olsaydım Yılmaz, işin bu kadar büyümesine izin vermezdim’ dedim. Sonra Yılmaz’a 18 yıl bir de silahtan ceza verdiler. Kayseri Cezaevine gönderdiler ve dönemin Adalet Bakanı Şevket Kazan da Yılmaz’a görüş yasağı koymuştu. Cezaevinin müdürü de işkenceci müdür Muzaffer Küçük’tü”




 





Share |
Kaynak: SEDAT ULUGANA -ANF Bu haber  954  kere okundu
YORUMLAR (0)
Son Dakika Haberleri
RUS TANKLARI SLAVYANSYYE GİRDİ
GÜL KONGREYE, ERDOĞAN ÇANKAYAYA
AZINLIKÇILIKTAN ÇOĞUNLUKÇULUĞA...
RÜŞVET AYETLERİ SANSÜR EDİLİYOR
ADNAN YILDIZA SALDIRI: 3 ÖLÜ
DONETSK İÇİN MÜDAHALE BAŞLADI
JOSE MUJİKA BİR DEVLET BAŞKANI...
ALTAN TAN KÜRT SİYASETİNİ ELEŞTİRDİ
AKŞAMDAN ÖTÜKEN İSTİFASI
UKRAYNAYA, GÜÇ KULLANMA, UYARISI
Kültür Sanat Katogorisine Ait Haberler
BALKANLARIN KALBİNDEKİ SAHNE
DURUM KÖTÜDEN DE KORKUNÇ...
RENGİN, BİÇİMİN, RESMİN NEHRİ....
ORHAN KEMALİN BABASI....
TÜRKİYEDE REZİL OLUNMAZ...
PHİLİP SEYMOUR HOFFMAN ÖLDÜ....
İKTİDARI FAZLA ELEŞTİRDİNİZ SANSÜRÜ...
NEJAT İŞLER İYİLEŞİYOR
NEJAT İŞLER YOĞUN BAKIMDA
ARA GÜLER YOĞUN BAKIMDA
DONETSK İÇİN MÜDAHALE BAŞLADI
Ukrayna Cumhurbaşkanı vekili Aleksander Turçinov, ülkenin doğusundaki Donetsk bölgesinde Rusya yanlısı bölücü silahlı guruplara karşı ordu birliklerin
İSMET ARASAN: ÖLÜMLE TEHDİT EDİLDİM...
Balkanların Kalbindeki Sahne belgeselinin gala gecesinde konuşan yönetmen İsmet Arasan, "Bir yönetmen, tam galasının olduğu akşam ölümle tehdit edileb
VİDEO HABERLER
 Yerel Haberler
 BURSADA ESRARENGİZ KOKU...  JANDARMAYA SİLAHLI SALDIRI: 3 ÖLÜ...
 MERSİNDE FACİA: 10 ÖLÜ
 AK PARTİNİN İZMİR BİNDİRİLMİŞ KITALARI
 ESKİŞEHİRDE ERDOĞAN PROTESTOSU...
 HIRSIZ VAR, UYANIN DİYENE GÖZALTI
 CİLVEGÖZÜNDE PATLAMA: 10 ÖLÜ
 HIRSIZ VAR DİYEN ADANALILARA GÖZALTI
 ANTALYADA 6 ŞİDDETİNDE DEPREM
 TERSANEDE KAZA: 10 ÖLÜ
 İZMİR, TALANA- RÜŞVETE KARŞI YÜRÜDÜ

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar
Untitled Document
  Hava Durumu
Döviz Kurları
  Alış Satış
Dolar 2.1322 2.1360
Euro 2.9507 2.9560
Untitled Document
  Namaz Vakitleri
Untitled Document
| iletisim |   Bankalar | Künye | Yayın İlkeleri | Önemli Linkler | haber | haberler | sitemap | Gerekli siteler: Google|